Bazen öyle haberler alırsınız ki, insanların ne yaptıkları, yapmaya çalıştıklarını anlamaya çalışırsınız.Bakıyorum birileri dizilerle ilgili çok ilginçmiş gibi yorumlar yapıyor, haftalardır yumurta atmış, atmamış yazıp duruyorlar.Bunlarla nerelere varacaklarını falan merak ediyorum.Farkındayım saçmalıyorum belki de, ama işte bazen böyle.Ama böyle zamanlarda anlıyorum aslında tamamen saçmalamadığımı.Ne yaptığımı bilmiyorum.Ne yazsam da boş olacak.İnsanların hayatları önemli, yaşam"a"ları önemli.Evet, ilk kez böyle yazıyorum, mutsuzum.
18 Aralık 2010 Cumartesi
Kayserispor 2-0 Bucaspor
![]() |
| Ntvspor.net ten alıntıdır. |
Benim için biraz daha özel bir maç oldu.Saat 13:47 (Maç 14:00 da başladı) iken Ligtv'yi açtığımda ekrandakiler beni futbolsever olarak rahatsız etti.Bilet fiyatları kale arkası 5, maraton 10 TL iken tribünleri bomboş gördüm.Anlık kararla maça gitmeye karar verdim.Maçın 4.dk sında tribündeydim.
İlk yarısı tatsız bir maçtı.Ben maraton, batı alt tribünündeydim.Bu tribünün ismi Londra tribünü olarak değiştirilmeli.Tiyatro izler gibi maçı izledikleri yetmezmiş gibi en ufak hatada futbolculara kenardan bağırmakta ustalar.
2 takım aslında birer oyuncuya bağlıydı.Buca ileride Manucho'nun yeteneklerine bağlıyken Kayseri'de bunun karşılığı Andre Moritz'di.Şota oyuncu değişiklikleriyle maçı kopardı diyebiliriz.Haftalardır ne yaptığı belli olmayan Mehmet Eren'in yerine Ömer Şişmanoğlu değişikliği hücumda alternatifleri artırdı.Mehmet Eren oyundan çıkarken kendisinin çıkacağına inanamadı."Ben mi?" diye işaret ediyordu kenara.Kayserispor için zor olan bu maçta belki takımını yalnız bırakmak istemiyor, kaptanlığını yaptığı takımın bu zor gününde destek olmak istiyordu ama iyi oynamıyordu.Önde katkı sağlayamayan Abdülkadir'i oyundan alıp, yerine daha hareketli Ömer geçti, oyuna girense Semih'di.O da hızlı, çabuk, teknik ve hırslı bir oyuncu.Sol kanat böylece daha aktif oldu.2.yarıda iyice oyundan düşen Ali Bilgin'in yerine ise ortasahada yardımlaşmayı en üst seviyede yapabilen, pas trafiğini rahatlatan Furkan Özçal girdi.Böylece takım sağda da Andre Moritz'in iyi oyunuyla oyun hakimiyetini eline geçirdi.Daha sonra goller geldi.
Ömer Şişmanoğlu zeki, kendini boşa çıkartmasını iyi bilen bir futbolcu.İlk golden sonra bir pozisyonda Moritz'le aralarında bişeyler oldu.Birbirlerine kızdılar.Bundan yaklaşık 2 dk. sonra serbest vuruşta Morizt'in ortasını kafayla gol yapan Ömer, golden sonra Moritz'e koşarak bir yerde hakkını verdi.
Maçın adamı Moritz'di benim için.Şota'nın oyuncu değişiklikleri yerindeydi.Yine defansta Serdar Kesimal maçın iyilerindendi.
Karar veremediğim şu;ben bu maça neden gittim?Kayserispor'u sevdiğimden mi, Kayserispor'a (taraftar yüzünden) acıdığımdan mı yoksa futbolu sevdiğimden mi?Ama sonuçta Kayserispor'un galibiyeti beni çok mutlu etti...
Not:Bu yazı kayserispor.org ve kayserispor.com da yayınlandı.
http://www.kayserispor.org/kayserispor-bucaspor-mac-yorumu-mustafa-kabakci.html
Not:Bu yazı kayserispor.org ve kayserispor.com da yayınlandı.
http://www.kayserispor.org/kayserispor-bucaspor-mac-yorumu-mustafa-kabakci.html
17 Aralık 2010 Cuma
Aklımda Bir Takım Var?
5 büyük ligde atılan gollerin sayısına baktım.Fransa ve İngiltere'de 17., Almanya ve İtalya'da 16. ve İspanya'da 15. hafta maçları oynanmış.Toplam 98 takım.SSL'yi de katarsak totalde 116 takım.Atılan gollere bakarsak, 1.Barcelona 46, 2 ve 3.Fenerbahçe ve B.Dortmund 39 4.Real Madrid 38 gol...
Atılan gollerin dağılımı önemli; Alex 11, Niang 9, Semih 7, Lugano ve Emre 3'er, Gökhan Gönül 2, Santos, Topuz ve Stoch'un da 1'er golü bulunuyor.
Asistler; Niang 6, Alex, Gökhan ve Topuz 5'er, Semih 4, Stoch 3, Okan, Caner ve Dia 2'şer, Emre ve Cristian'ın 1'er asisti bulunuyor.
Goller ve asistlere katkıda bulunanların isimleri de çok benzer.İleride oynayan Alex, Niang ve Semih'in toplamda 27 golü bulunuyor.SSL'de bu sayıyı geçebilen 2 takım var;Trabzonspor ve 28 golle Karabükspor.
Atılan gollerin sadece 5 tanesi(Gökhan 2, Santos, Topuz ve Stoch 1'er) kanatlarda oynayan futbolculardan gelmiş.Bu da Fenerbahçe'de kanatların işlemediğinin apaçık göstergesi.
Bu şartlara bakıldığında ileride 27 gollük avantajı kullanmak gerektiği öngörülebilir.Genel taktik olan 4-4-2 de kanatlarda oynayan futbolcuların savunmaya yardım etmemesinden yakınılıyor.Zaten ofansif anlamda da çok katkıları bulunmadığını düşünürsek 3'lü bir ortasahayla oynamak sanki biraz cazip geliyor.
4-3-1-2.Alex ve 2 forvet.Şimdi de Alex koşmuyorcular üşüşür başımıza.Alex zaten bu yıl bir başka oynuyor.Onu geçin.Zaten eskiden Alex+2 forvet oynamış Fenerbahçe.Mesela Schalke maçı, ileride Alex, Anelka ve Nobre, ortada Selçuk, Aurelio ve Appiah'la çıkmış.Benzer şekilde ortada Cristian, Selçuk'tan biri ve Emre ve Topuz ya da Gökay kullanılabilir.İlerleyen dakikalarda Aykut'un alışkanlığı olan Alex değişikliğiyle 4-3-3 ü de rahatlıkla uygulayabilir.
Yine Rıdvan Dilmen'in klasikleşen cümlesinde söylediği gibi "futbol matematik değil".Ancak 27 sayısı da az bir sayı değil.Benimki sadece bir görüş...
5 Aralık 2010 Pazar
Alex'in Kariyerinin En İyi 2 Golü
İlki Fenerbahçe kariyerinin en iyi golü.05.08.2006 tarihli maçta Alex,Erciyesspor savunmasını ve kaleci Fadhel'i fena donduruyor.Bu gol Alex'e göre Fenerbahçe kariyerinin en iyi golü.
İkincisi ise Palmeiras formasıyla Sao Paola'ya attığı tarifsiz gol.Bu gol Alex'e göre kariyerinin en iyi golü.Sadece yeteneğin yetmeyeceği gol...
Teşekkürler Alexsandro de Souza...
İkincisi ise Palmeiras formasıyla Sao Paola'ya attığı tarifsiz gol.Bu gol Alex'e göre kariyerinin en iyi golü.Sadece yeteneğin yetmeyeceği gol...
Teşekkürler Alexsandro de Souza...
11 Kasım 2010 Perşembe
Kayseri'de Tribün İçin Şartlar ve Kayserispor Taraftarı
Kayseri'de yaşayan biri olarak şartları ve taraftarı anlatmaya çalışacağım.
Kayserispor son 5-6 sezonda ligin en başarılı Anadolu takımlarından biri olarak göze çarpıyor.Kayseri'nin Trabzon, Bursa ve Sivas'tan farkı sürekliliğinin olmasıydı 2005-2006 sezonundan beri.2005'ten beri Kayseri deplasmanı Anadolu'nun en zor deplasmanı olmuştur hiç kuşkusuz.
Kayserispor Türkiye'nin en iyi ilk 3 stadyumundan biri, Kadir Has'a sahip.Ulaşım yönüyle çok rahat.Kayseri merkezde bulunduğunuz herhangi biryerden sadece 1 biletle stada ulaşmak mümkün.Maç günleri Kayseri Meydanından Kadir Has Stadına özel tramvaylar mevcut ve tabi ki bu tramvaylar stadın hemen yanından geçiyor.
Bilet fiyatlarına gelecek olursak, bu yıl fiyatlar sabit Kayseri'de geçen yıl olduğu gibi.Kale arkası 10 TL, Maraton 20 TL.Bu fiyatlara 3 büyüklerin maçları dahil değil.Erciyesspor maçları ise maç ve tribün seçmeksizin 5 TL.2 yıldır sadece geçen yıl sezonun ilk yarısındaki Bursaspor maçında bilet fiyatları 1-2 TL olmuş ve stada ulaşım tamamen ücretsiz hale gelmiştir.
Peki bütün şartlar bu kadar uygunken Kayserispor seyircisi, daha doğrusu Kayseri halkı neden maça gitmez?Bu sorunun yanıtı aslında çok uzun.Size yüzlerce sebep sayabilirim.
Bunlardan benim için en önemlisi Kayserispor-Erciyesspor arasındaki isim değişikliğidir.Dünyada belki de tektir, bir takımın aynı seviyedeki ligden 2 kez üst-üste bir üst lige çıkması.Erciyesspor...2003-2004 sezonunda 2.Lig'den Süper Lig'e çıkan Erciyes, Kayseri ile isim değişikliğine gidiyor.O yıl 2. ligde kalan Kayseri'nin yerini alan Erciyesspor 2004-2005 sezonunda tekrar Süper Lig'e çıkıyor.İsim değişikliğinden önce taraftarın desteklemek istediği başarısıyla Erciyesspor oluyor tabi ki.Zaten sempati kazanan Erciyes, isim değişikliğinden sonra ezilenin hakkı kontenjanından sempatikliğini 2'ye katlıyor.Renklerin sarı-lacivertten sarı-kırmızıya dönüşmesi apayrı trajedi.Böylelikle Kayseri'de yaşayan Fenerbahçeliler iyice Erciyes sempatizanı oluyor, Kayseri'den soyutlanıyor.Üstüne bir de Erciyes'in renk değişikliği gelince artık Kayseri'de futbol sanayileşiyor, doğasını yitiriyor, az sayıdaki taraftarını bezdiriyor.
Kabul eder yada etmezsiniz, bir Anadolu takımının renginin 3 büyüklerden birinin rengi olması, o takım taraftarını etkiliyor.Hele de takımın her yeriyle oyuncak gibi oynarsanız.Çok tanıdığım var mesela, 'renkleri sarı-kırmızı olmasın bırakırım Fenerbahçe'yi, tutarım mis gibi takımımız var.' diyen.Belki bunlar çoğunluğun içinde küçük bir kısım ama emin olun şuan ki taraftar gruplarından fazlasını oluşturacak çoğunluktalar.
Kayseri'de Kayserispor'u tutanlardan bazıları ki bunlar tuttuklarını sananlardır, ilginç olaylar yaşamama sebep oluyorlar.Mesela, bir gün caddede arkadaşımla gezinirken ona neden Kayserispor'un sevilmediğini anlatıyordum.Ordan bir kulak misafiri hemen bana döndü ve 'Sen hangi takımlısın ki?'dedi.Ona Fenerbahçeli olduğumu söyledim.Yanıtı ise yazıklar olsun idi.Baktım genç, sağlıklı biri bu yıl Kayserispor'un kaç maçına gittiğini sordum.Aldığım yanıtsa henüz 2010'da gitmediğiydi.Bu olay da bu yıl Kayseri-Fenerbahçe maçında 1 gün öncesiydi.'Henüz' gitmemesine şaşırmadım, çünkü Kayseri'de taraftarlık bu.Sadece 'tutuyorum' dersin, olur-biter.Maça gitmek, lisanslı ürününü almak ise boş işlerdir.Taraftarın genel kimliği bu olunca boş tribünleri daha çok anlar hale geliyorsunuz.Ben Fenerbahçeli halimle 2 yıl önce Kayserispor kombinesi olan, geçen yıl ise yaklaşık 15 maçına gitmiş biriyim...
Kulüp-Taraftar Grupları ilişkisine gelmek gerekirse, kulübün taraftar gruplarının neredeyse hiçbiriyle arası iyi değil.Eskiden sadece 'Çılgınlar 38' adı altında bir grup vardı.Bu gruptan başkası yoktu yeni stada geçilene kadar.Bu grup yöneticileri ise hakkında sadece 'kulaktan dolma' edindiğim bilgilere göre düzgün insanlar olmadıklarıydı.Tribünde az-çok ama şimdiye göre çok daha iyi işini yapan insanlardı.Kişilikleri, karıştıkları olaylar vs. bilmediğim konular.
Kadir Has'a geçilmesiyle birlikte yeni yeni taraftar grupları oluşmaya başladı.Grup 38, Kapalı Kale, Cadde Gençlik Uni Tayfa... Bu gruplardan şuan 3'ü aktif.3 grup da aynı kale arkası olan Kuzey Tribününde bulunuyorlar.2'si Kuzey Üst, Kapalı Kale ise Kuzey Alt Tribününde yer alıyor.Kapalı Kale açık ara diğerlerinden ayrılıyor performans olarak.Zaten diğer 2 grubun 100'er kişilik ekibi ancak oluyor.Bu taraftar grupları maçta birlik olmaktan ziyade birbirlerini susturmayı hedefliyorlar.Böyle olunca destek minimuma iniyor.
![]() |
| Kapalı Kale Taraftar Grubu |
Kayseri tribünlerinin vazgeçilmez pankartından söz etmek gerek:'Erkek Adamın Tuttuğu Takım Nüfus Cüzdanında Yazar!' Not:Maalesef bu erkek takımın içinde, kimliğinde 'Kayseri' yazan 2-3 oyuncu bulunmakta.Kayserispor-Fenerbahçe maçında ise bu tip insanlardan kadroda mevcut değildi mesela...
Ekonomik olarak da dışardan görüldüğünün aksine kötü olan bir şehir Kayseri.Sadece iş adamları zengin.1 000 000 luk şehirde Organize Sanayi Bölgesinde çalışanların sayısı 200 000.Yani çok büyük bölümü.Bunlardan %90'ının işçi olduğunu varsayacak olursak, önemli sayıda ailenin geçimi ortaya çıkar.Ki bu bölgede işçiler aylık 1000 TL'den fazla maaş alamazlar.Mesailer hariç.Yani asgari ücretin en fazla 200 TL üstünde kazanabiliyorlar.Evet bu bile bakıldığında 10 TL'yle kıyaslanamaz.
Kayseri'de durumlar aslında medyada abartıldığı gibi değil.Geçen yıl 15000 ortalamaya oynamış.Peki GS?, BJK? Herkesin ağzındaki gibi değil.Sadece 1TL'li Bursa maçında doldu diyerek olay iyice abartılıyor.Alakası yok.7-8 maç tamamen dolmuştur stad.
Kayseri'de durumlar böyle...
Taraftarın futboldaki öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için tavsiyem Barış Gerçeker'in bu yazısını okumanız yönündedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






