Fenerbahçe son 10 yılda futbolda, basketbolda, voleybolda ve diğer branşlarda sürekli şampiyonluk potası içinde bulundu.Türkiye'de adının yazıldığı şampiyonaların hepsinde de kupanın en büyük adaylarından biri olarak gösterildi.Böyle olunca istenmemek daha kolay oldu.
Anadolu takımlarının ilginç tutumunu da anlamak güç.Aziz Yıldırım'ın Kulüpler Birliği başkanlığında geliştirilmedi mi bu havuz sistemi?Anadolu kulüpleri buradan sağladıkları gelirlerle daha iyi takımlar oluşturmadılar mı?Tabi ki böyle olsun, ligin kalitesi artsın.Bizim ve diğer büyüklerin de işine gelir bu, gelmelidir de.
Evet, biraz antipatik olabilir Fenerbahçe ama bazı şeyleri birbirine fazla karıştırıyoruz.Tamam, Fenerbahçe'ye nefret besleyenleri anlıyorum ama birbirlerine kardeş gibi bakmalarını anlayamıyorum.Bizim maçlara derbi gibi, en direk rakibimize tavşan atlet gibi hazırlanmalarını anlayamıyorum.Rakiplerin bize özel mücadelelerini kanıksamaya başladık.Tehlike burada.
Yönetim ve (sözde en dişli) Fenerbahçe medyası Trabzonspor'un hafta hafta rakiplerini şike iddaasıyla mı suçlasın?Bu bize yakışmaz ama ya onların yaptıkları?
Fenerbahçe şampiyon olunca şampiyonluk için mi sevineceğim yoksa diğer takımları alt ettiğimiz için mi?
21 Nisan 2011 Perşembe
1 Nisan 2011 Cuma
Nükleer Enerji?
Nükleer enerji hakkında doğru bilgilere ulaşmak mümkün mü?Çernobil'in zararları net olarak ortaya konulabildi mi?Avrupa'da neden son yıllarda nükleer santral kurulmuyor?Rusya'nın Türkiye'ye yapma ihtimali bulunan santral son teknoloji mi?Japonlar neden açıkla(ya)mıyor zararları?Atık sorunu çözülmemiş, ham madde ve ara maddelerde dışa bağımlı olduğumuz santralleri yapmak doğru mu?Nükleer santral HES'lerden daha tehlikeli mi?Bu sınırlı kaynaklardansa yenilenebilir enerji için devletin herhangi bir AR-GE çalışması var mı?(bildiğim kadarıyla yok)Devletimizin açıklamalarına göre enerjide %75 dışa bağımlı oluşumuza dayanarak enerji çeşitliliği doğru strateji mi?
Kim tasarruflu ampul kullanmaya dikkat ediyor?Saç kurutma makinesi kullanmak?Evde, işte gereksiz harcanan enerjiye karşı önlem alan var mı?Yenilenebilir enerji kaynaklarını kaç kişi az-çok araştırdı?(işi enerji olanlardan)Kaç kişi kullanıyor çatılardaki güneş ısıtma sistemleri haricinde?Peki devlet bu konuda bizi ne kadar bilgilendiriyor, ne kadar yönlendiriyor?Orayı burayı savunmak ya da sallamak bu kadar bilgi kirliliği varken çok kolay.Bilgili olmak da yetersiz, uygulamadıktan sonra.
Yeniden... Nükleer enerji hakkında doğru bilgilere ulaşmak mümkün mü?Dünya'daki sistemi etkileyen en büyük eleman enerjiyken ve konu da nükleerken, bana pek mümkün gözükmüyor.Siz ne düşünüyorsunuz?
Ben kendi adıma güneş enerjisiyle çalışan araba yapan bir ekipte bulunmaktan dolayı mutluyum.Ama bu, bir şey ürettiğimizden değil aslında, en azından gündemde tuttuğumuzdan.Bir şeyler üretememekten çok rahatsızım.
Kim tasarruflu ampul kullanmaya dikkat ediyor?Saç kurutma makinesi kullanmak?Evde, işte gereksiz harcanan enerjiye karşı önlem alan var mı?Yenilenebilir enerji kaynaklarını kaç kişi az-çok araştırdı?(işi enerji olanlardan)Kaç kişi kullanıyor çatılardaki güneş ısıtma sistemleri haricinde?Peki devlet bu konuda bizi ne kadar bilgilendiriyor, ne kadar yönlendiriyor?Orayı burayı savunmak ya da sallamak bu kadar bilgi kirliliği varken çok kolay.Bilgili olmak da yetersiz, uygulamadıktan sonra.
Yeniden... Nükleer enerji hakkında doğru bilgilere ulaşmak mümkün mü?Dünya'daki sistemi etkileyen en büyük eleman enerjiyken ve konu da nükleerken, bana pek mümkün gözükmüyor.Siz ne düşünüyorsunuz?
![]() |
| TYEK Kulübü Güneş Aracı-Ezinç-Erü Mobil |
Ben kendi adıma güneş enerjisiyle çalışan araba yapan bir ekipte bulunmaktan dolayı mutluyum.Ama bu, bir şey ürettiğimizden değil aslında, en azından gündemde tuttuğumuzdan.Bir şeyler üretememekten çok rahatsızım.
![]() |
| TYEK Kulübü Hidrojen Aracı-Katremobil |
22 Mart 2011 Salı
Kayserispor'un Oyun Merkezi ve Furkan Özçal
Hiç kuşkusuz son 2-3 yılın en başarılı takımı Barcelona. La Masia futbol okulundan çıkanlardan ilk akla gelenler Xavi, İniesta, Fabregas, Messi, Pique, Puyol, Pedro, Bojan... Defanstan forvete ne ararsanız var. Ama ortak özellikleri de var; basit ve yeteneklerini bilerek oynama, arkadaşlarıyla iyi iletişim. Ofansta ve defansta yardım, iyiden öte "doğru" yardımlaşma.
Pas iyiden iyiye hükmediyor artık dünya futboluna. Birkaç yıl öncesine kadar aşırı defansif orta saha ya da libero ya da ne olduğu belirsiz şu sert oğlanlara aşırı bir yönelim vardı. Neredeyse "1 yetmez ağbi 2 tane oynatalım" a kadar gidiliyordu. Barcelona alt etti tabii bunları. Bu dönem hızla kapanıyor. Artık göbekte 3 orta saha daha başarılı oluyor. 1'i yine emniyet gibi ama topla da iyi hani rakibi değil topu da kesebilen, klasik orta sahaya daha yakın diğer 2'sininse oyun zekası ve topla ilişkisi daha iyi. Özellikle hücum futbolu oynamak istiyorsanız ve takımınızda buna uygun futbolcular bulunuyorsa yolunuz açık...
Kayserispor da kadrosundaki futbolcularla hücum futbolu oynamaya uygun. Ama bu 2 tane düz orta sahayla pek mümkün gözükmüyor. Selim ve Abdullah. İkisinin aynı anda sahada olması ile hücum futbolu pek uyuşmuyor. Kayserispor bu ikili ile topa sahip olmakta ve oyunu rakip yarı alanda oynamakta sıkıntı çekiyor. Kayserispor Selim-Abdullah ikilisiyle başladığı 14 maçtan 19 puan çıkarabildi.Selim+ Furkan, Santana, Ziani ya da Moritz 4'lüsünden 2'siyle çıktığı kalan 12 maçta 24 puan topladı.Selim ya da Abdullah'dan biri ve daha ofansif olan 2 orta saha ile maçlara başlamak Kayserispor için uygun gözüküyor. Mesela Amrabat-Santana-Selim-Furkan-Ziani 5'lisi hiç fena gözükmüyor, daha önce de "şöyle olsa güzel olur" yazmıştım ama sakatlıklar izin vermiyor.
Aslında yazının konusu Furkan Özçal... Xavi, İniesta tarzı basit pas ve özellikle yardımlaşmayı yapabilen belki de en iyi Türk futbolcu. Hücumda ve defansta arkadaşına da bağlı olarak çok iyi uyum sağlıyor. Oyunu doğru yönlendiriyor, doğru pas atıyor, doğru pres yapıyor, doğru yardım yapıyor. Tabii şu an tecrübesi, fiziği vs. çok daha alt seviyede.
Kayserispor'da bu yıl ne yapmış Furkan?
6 maçta ilk 11 başladı.Kayserispor bu maçlardan 4 galibiyet 2 beraberlik ile 14 puan çıkardı. Maçlar kolay mıydı?
Kayserispor 2-0 Fenerbahçe (Santana)
Kayserispor 0-0 Trabzonspor (Santana)
Kayserispor 1-0 Beşiktaş (Santana)
Kasımpaşa 1-2 Kayserispor (Santana)
Kayserispor 3-2 İ.B.B. (Ziani)
Karabükspor 0-0 Kayserispor (Abdullah)
Parantez içindeki isim, orta sahada oynayan 3'lüden Selim ve mevzu bahis Furkan'dan sonraki 3. futbolcu. Trabzonspor maçında da neler olduğunu tekrar hatırlarsak Santana-Furkan ikilisinin uyumu daha net belli oluyor. Kısacası Shota'nın tabiriyle kendisine "Furki, Furki, Furki" diyorum (:
Sakatlıklar geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Kayserispor'u çok etkiledi.Ama görünen köy kılavuz istemez, bu takımda iyi oyuncular var. Sakatlıkların çokluğu sadece şanssızlıktan mı ibaret onu da incelemek gerek. Tek dileğim Furkan'ı daha fazla izlemek ve takımın Avrupa Kupalarına katılışına katkısını görmek.
Pas iyiden iyiye hükmediyor artık dünya futboluna. Birkaç yıl öncesine kadar aşırı defansif orta saha ya da libero ya da ne olduğu belirsiz şu sert oğlanlara aşırı bir yönelim vardı. Neredeyse "1 yetmez ağbi 2 tane oynatalım" a kadar gidiliyordu. Barcelona alt etti tabii bunları. Bu dönem hızla kapanıyor. Artık göbekte 3 orta saha daha başarılı oluyor. 1'i yine emniyet gibi ama topla da iyi hani rakibi değil topu da kesebilen, klasik orta sahaya daha yakın diğer 2'sininse oyun zekası ve topla ilişkisi daha iyi. Özellikle hücum futbolu oynamak istiyorsanız ve takımınızda buna uygun futbolcular bulunuyorsa yolunuz açık...
Kayserispor da kadrosundaki futbolcularla hücum futbolu oynamaya uygun. Ama bu 2 tane düz orta sahayla pek mümkün gözükmüyor. Selim ve Abdullah. İkisinin aynı anda sahada olması ile hücum futbolu pek uyuşmuyor. Kayserispor bu ikili ile topa sahip olmakta ve oyunu rakip yarı alanda oynamakta sıkıntı çekiyor. Kayserispor Selim-Abdullah ikilisiyle başladığı 14 maçtan 19 puan çıkarabildi.Selim+ Furkan, Santana, Ziani ya da Moritz 4'lüsünden 2'siyle çıktığı kalan 12 maçta 24 puan topladı.Selim ya da Abdullah'dan biri ve daha ofansif olan 2 orta saha ile maçlara başlamak Kayserispor için uygun gözüküyor. Mesela Amrabat-Santana-Selim-Furkan-Ziani 5'lisi hiç fena gözükmüyor, daha önce de "şöyle olsa güzel olur" yazmıştım ama sakatlıklar izin vermiyor.
Aslında yazının konusu Furkan Özçal... Xavi, İniesta tarzı basit pas ve özellikle yardımlaşmayı yapabilen belki de en iyi Türk futbolcu. Hücumda ve defansta arkadaşına da bağlı olarak çok iyi uyum sağlıyor. Oyunu doğru yönlendiriyor, doğru pas atıyor, doğru pres yapıyor, doğru yardım yapıyor. Tabii şu an tecrübesi, fiziği vs. çok daha alt seviyede.
Kayserispor'da bu yıl ne yapmış Furkan?
6 maçta ilk 11 başladı.Kayserispor bu maçlardan 4 galibiyet 2 beraberlik ile 14 puan çıkardı. Maçlar kolay mıydı?
Kayserispor 2-0 Fenerbahçe (Santana)
Kayserispor 0-0 Trabzonspor (Santana)
Kayserispor 1-0 Beşiktaş (Santana)
Kasımpaşa 1-2 Kayserispor (Santana)
Kayserispor 3-2 İ.B.B. (Ziani)
Karabükspor 0-0 Kayserispor (Abdullah)
Parantez içindeki isim, orta sahada oynayan 3'lüden Selim ve mevzu bahis Furkan'dan sonraki 3. futbolcu. Trabzonspor maçında da neler olduğunu tekrar hatırlarsak Santana-Furkan ikilisinin uyumu daha net belli oluyor. Kısacası Shota'nın tabiriyle kendisine "Furki, Furki, Furki" diyorum (:
Sakatlıklar geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Kayserispor'u çok etkiledi.Ama görünen köy kılavuz istemez, bu takımda iyi oyuncular var. Sakatlıkların çokluğu sadece şanssızlıktan mı ibaret onu da incelemek gerek. Tek dileğim Furkan'ı daha fazla izlemek ve takımın Avrupa Kupalarına katılışına katkısını görmek.
19 Mart 2011 Cumartesi
Galatasaray 1-2 Fenerbahçe
Nereden başlayacağımı bilemiyorum.TT Arena'daki ilk derbi maçını kazanmak önemliydi.Alex'i izlemek önemliydi.
İlk yarıda Galatasaray taraftarı ve futbolcularının ligdeki pozisyonlarından dolayı maça hırslı bir giriş yapmaları son 7-8 maçın o alışıldık ilk 30 dakika baskısını kurmasını engelledi, Fenerbahçe'nin.Aslında maçtan önceki söylemlerin aksine kazanmaya daha çok ihtiyacı olan Fenerbahçe'ydi.Galatasaray'ın kaybedecek ya da kazanacak bir şeyi yok.Maçın ikinci yarısında Fenerbahçe, Aykut Kocaman'ın devre arası yaptığı konuşmalarında etkisiyle(via @Alex10combr ) kontrolü ele aldı ve galip geldi.
TT Arena'da önce Alex'in tarifsiz kafa golü sonra ufak bir sessizlik ve ardından Fenerbahçe taraftarının "milonlarca taraftar yanyana, tarih yazar hep beraber kol-kola..." tezahüratıyla tüyler 2 saniye gibi diken diken oldu ve galiba mutlulukta, huzurda en uç noktaya ulaştım.Benim için maçın en önemli dakikasıydı.
Alex için, Alex'im için iyi bir sözcük yazarı olmadığımdan onun da "Türkçe'yi çok iyi bilmiyorum, bu yüzden konuşmuyorum, saygısızlık etmek istemiyorum" mantığından yola çıkarak hakkında yeni yeni benzetmeler yapmak istemiyorum.Her zaman dediğim gibi "bilge adam" Alex'i izleme fırsatımız olduğu için çok özel insanlarız.
11 Mart 2011 Cuma
Şekip Mosturoğlu'nun Açıklamalarına Dair
![]() |
| NTVSpor.net den alıntıdır |
Klasik işleri yolunda olan takım açıklamalarına benzerdi.Bu tür açıklamaların her zaman zarar vereceği aşikar.Fenerbahçe'yi gerçekten bu açıklamalar doğrultusunda farklı kılan, bu yıl biraz daha iyi yönde yol (ya da ders) almış olması.Sadece bugün için söylemiyorum, geçmiş için.Mesela, cidden sezon arasında Aykut Kocaman'ın hatayı kendilerinde aramaları gerektiğini savunduğu için ki o zaman 9 puan gerideydi Fenerbahçe...Aslında önde olma-olmama da değil, 3-4 maç arka-arkaya kazandıysan sorun yok.Çünkü, 20 puan geride de olsanız, en azından "gelecek yıla umutla bakıyoruz" diyebiliyorsunuz.
Şekip Mosturoğlu'nun açıklamalarında "biz esnek kulübüz, böyle ufak-tefek oyunların peşinde olmayız" gibi görünmeye kasma vardı, bariz.Artık bu işlerin bir an önce bırakılması gerekiyor...
Ha, açıklamaların sonunda güzel bir şey söyledi Şekip Mosturoğlu:
İslam Çupi’nin dediği gibi "Şampiyon olmak mümkün, Fenerbahçe olmak imkansız"...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





